Bilgi Eğitim ve Danışmanlık

Bilgi Eğitim ve Danışmanlık 1999 yılında Necil Efe Şen tarafından kurulmuştur. Kısaca Bilgi Danışmanlık olarak bilinmektedir. Referanslar sayfasından geçmişteki referanslarımızla ilgili bilgiler edinebilirsiniz. Bilgi Danışmanlık misyonuna ürettiği bilgileri paydaşlarıyla ortak kazanç zemininde paylaşmayı koymuştur. Bu amaçla sistem dokümantasyonumuzu oluşturduk. Bilgi Danışmanlık 1999 yılından bugüne kadar çok çeşitli kuruluşlara eğitim ve danışmanlık hizmeti vermiştir. Çalışma prensiplerimiz içinde “12 hafta çalış 1 hafta eğitim al.” yer almaktadır. Böylece, Bilgi Danışmanlık adına çalışan her eleman yeterlilik bakımından yılda dört kez iyileşmeye sokulmaktadır. Bilgi Danışmanlık müşterilerine faaliyet planı hazırlayarak hizmet verir. Her faaliyet planı elemanı için yeterli elemanlar görevlendirilip bu elemanlar tarafından müşteri ziyaret formu doldurulmaktadır. Böylece faaliyet planları ziyaret formları ve ekleriyle başarısı bakımından takip edilmektedir. Bilgi Danışmanlığın yönlendiricisi Prof. Dr. Ali Şen’dir.

Bilgi Danışmanlık Necil Efe Şen’e ait bir şahıs şirketi iken, 2006 yılında kapatılmış ve devam etmekte olan Sistem Denetim ve Belgelendirme şirketinin markası olarak kullanılmaya başlanmıştır. Halen Bilgi Eğitim ve Danışmanlık, Sistem Denetim ve Belgelendirme’nin bir markası ve alt yapılanması olarak hizmetlerini sürdürmektedir.

Güç kaynaklarının bazıları kalıcı özellikler gösterir. Durumlar ve yapılar değişse de güç hala sizinle beraberdir.

Mevkiye dayalı güçler adından da anlaşıldığı gibi mevki güç kaynağını kullanırlar. Mevki kaybedildiğinde bu güç kaynağı da kaybedilir.

Başka bir güç kaynağı da maddi güç kaynağıdır. Var olduğu sürece elde etme gücü olarak çeşitli alanlarda işe yarar. Ancak her alanda değil.

Bilgi güç kaynaklarının anasıdır. İnsana mevki ve para kazandırabilir. Ancak bilgi insana mevki ve paranın kazandıramayacağı başka alanlarda da yararlı olabilir.

Bilginin en önemli kaynağı öğrenme ve meraktır. Öğrenme insana ait çok değerli bir özelliktir.

Beş Maymun Hikayesi
Bir kafese beş maymun ve kafesin tavanına maymunların ulaşamayacağı şekilde muzlar koymuşlar. Maymunlar muzlara ulaşmak için uğraşmış fakat başarılı olamamışlar. Bir müddet sonra kafesin içine bir masa ve muza ulaşmaları için çengelli bir sopa konulmuş. Maymunlar deneme yoluyla önce masayı muzun altına getirmişler ve daha sonra sopayı kullanarak muzları almaya teşebbüs etmişler. Fakat tam muzları alacakları zaman dışarıdan soğuk ve tazyikli bir suyla kötü şekilde hırpalanmışlar. Tekrar denemek için maymunlar birkaç gün beklemiş. Sonunda bir deneme daha yapmışlar. Fakat yine tazyikli suyla cezalandırılmışlar. Artık maymunlar muzu alma denemesi yapmıyorlarmış. Bu nedenle de soğuk ve tazyikli su veren cihazı geri göndermişler. İçerideki maymunlardan birini dışarı çıkarıp yerine yeni bir maymun konulmuş. Yeni maymun hemen masanın üstüne çıkıp sopa ile muzları almayı denemek istemiş. Fakat diğer maymunlar tarafından yakalanıp çok kötü bir şekilde dövülmüş.

Öğrenme yanlış olduğunda çaresizlikleri, doğru yapıldığında çareleri gösterir.

İki muzip delikanlı yaşlı bir bilge ile alay etmek istemiş. Gençlerden biri avucunun içine bir kuş alarak yaşlı bilgeye sormuş, “Bu kuş canlı mıdır, yoksa ölü müdür?”.Yaşlı bilge cevap vermiş: “Eğer ölü dersem kuşu bırakırsın ve kuş uçar. Bu kuş için iyidir. Benim için kötüdür. Eğer kuş sağ dersem, elini sıkarsın ve kuşu öldürürsün. Bu hem kuş için hem senin için ve hem de benim için kötüdür. Fakat daha kötü olan bir şey var. Hiçbir durumda kararını kendin vermedin. Yani senin hayatını başkalarının sana gösterdiği tepkiler yönetiyor.”demiş. İki genç şaşkın bir şekilde kuşu bırakıp geri dönmüşler. Hesapsız ve dayanaksız tüm faaliyetler buna benzer sonuçlar verir.

 

Comments are closed.